+90 537 268 54 14
MENÜ

Lenfödem Nedir?

Lenf bezleri bağışıklık sisteminin bir parçasıdır ve farklı nedenlere bağlı olarak tıkanabilir. İşte böyle bir tıkanıklık durumunda halk arasında fil hastalığı olarak da bilinen lenfödem gelişir. Lenfödem, hücreler arası sıvının lenfatik sistemin bozulmasına bağlı olarak artması olarak adlandırılır. Damarlar aracılığıyla drene edilmesi gereken hücreler arası sıvı, lenfatik sistemin bozulmuş olması nedeniyle doğru şekilde drene edilemez. Drene edilemeyen ve atılmayan sıvı, dokular içerisinde birikmeye başlar. Taşıma işlemi lenfatik sistemi tarafından gerçekleştirilemediği için, lenfödem ortaya çıkar.



Lenfödem Oluşumunun Nedenleri Nelerdir?

Lenfödem geliştiği zaman lenf sıvısı kan dolaşımına giremez. Kan dolaşımına giremeyen bu sıvı doğal olarak deri altına yayılır. Lenfödem gelişiminin en yaygın şekilde görülen nedenlerinden biri, farklı nedenlere bağlı olarak lenf bezlerinin çıkarılmasıdır. Kanser tedavisi, lenf bezlerinin çıkarılmasını gerektirecek durumların başında gösterilir. Örneğin kanser ya da farklı bir neden ile meme cerrahisi geçirmiş insanlarda lenfödem gelişme ihtimali yüzde 25 olarak değerlendirilir. Lenfödem gelişimi için uygun ortamı hazırlayan hastalıklardan bazıları olarak karşımıza prostat ya da alt karın bölgesinde gelişen kanserler çıkar. Hastaların tedavi amacıyla çıkarılan lenf bezlerinin miktarı ne kadar fazla olursa, o hastalarda lenfödem gelişme ihtimali de o kadar yüksek olur

Lenfödem oluşumuna neden olabilecek diğer başlıca durumlar ise şunlardır:

Eğer lenfödem gelişiminin altında yatan neden biliniyorsa, hastalığın tedavi sürecinin planlanması da o kadar kolay olur.

Kaç Tip Lenfödem Vardır?

Lenfödem, primer ve sekonder olmak üzere iki grupta incelenir. Primer lenfödem ve sekonder lenfödem şu şekilde tanımlanır:

Primer Lenfödem

Primer lenfödem genellikle anne karnındayken gerçekleşir. Eğer bu süreçte lenf damarları olması gerekenden daha az gelişirse, bu durum primer lenfödem olarak adlandırılır. Primer lenfödem yaygın olarak tek bacakta görülür. Fakat hastalığın ilerlemesi durumunda nadiren diğer bacakta da görülebilir. Hastalığın primer lenfödem olarak adlandırılması için doğuştan gelmeyen durumlar da vardır. Örneğin 35 yaşından sonra gelişen lenfödem ve milroy ya da meige hastalığı sonucu gelişen lenfödem de primer lenfödem olarak adlandırılır.

Sekonder Lenfödem

Sekonder lenfödem, kanser tedavisi sırasında uygulanan tedavi yöntemlerine bağlı olarak gelişir. Radyoterapi tedavisi de yine sekonder lenfödeme sebep olabilecek durumlardandır. Doğuştan gelmeyen ve sonradan gelişen durumlar, sekonder lenfödem olarak adlandırılır.

Lenfödem Semptomları Nelerdir?

Lenfödem kendisini ilk olarak kollarda ya da vücudun farklı bölgelerinde oluşan şişlikler ile gösterir. Hastalığın ilerleyen evrelerinde bu şişliklerin bacaklara da yayılması muhtemeldir. Hastalığın ilk zamanlarda belirtiler geçici bir seyir izleyebilir. Yani kollarda ya da bacaklarda oluşan şişlikler, ertesi gün ortadan kaybolabilir. Fakat hastalığın seviyesinin ilerlemesi bu şişlikleri kalıcı hale getirir. Sık karşılaşılan lenfödem belirtileri şu şekilde listelenebilir:
  • Parmaklarda dahil olmak üzere kollarda, bacaklarda ya da vücudun farklı bölgelerinde ortaya çıkan şişlikler,
  • Ciltte kalınlaşma, sertleşme ya da gerilme gibi haller,
  • Eklem bölgesinde meydana gelen şişlik durumlarında harekette kısıtlanma,
  • Ağrı ve rahatsızlık hissi,
  • Sık sık tekrarlayan enfeksiyonlar,
  • Deri altında biriken lenf sıvısının deri üstüne sızmaya başlaması,
  • Siğil ve benzeri oluşumlar,
  • Şişlik bölgelerinde kıvrımlanma.

Hastaların şişliklerinin artması durumunda, günlük olarak kullanılan bazı kıyafetler ve aksesuarlar kullanılamaz hale gelebilir.

Lenfödem Hastalığında Tanı Nasıl Konulur?

Lenfödem tanısı için ilk olarak hasta öyküsünün dinlenmesi esastır. Burada doktorların hastaya yönelteceği ilk sorular geçmişte yaşanmış olan travmalar ve enfeksiyonlar ile ilgilidir. Nitekim hastanın geçmiş dönemde bir meme cerrahisi geçirip geçirmediği de lenfödem tanısı için kilit noktalardan biridir. Yalnızca fiziki muayene lenfödem tanısı için yeterli olmakla birlikte, doktorların başvurabileceği diğer tanı yöntemleri şunlardır.

Bu yöntemlerden genellikle bir tanesi teşhis koymak için yeterlidir. Fakat doktor tarafından herhangi bir şüphe duyuluyorsa, birkaç farklı tanı yönteminden faydalanılabilir.



Lenfödem Tedavisinde Uygulanan Yöntemler Nelerdir?

Lenfödem tanısı konduktan sonra hastalığın türüne ve seviyesine bağlı olarak uygulanacak tedavi yöntemine karar verilir. Uygulanabilecek tedavi yöntemleri ise şunlardır:

Manuel Lenf Drenajı Yöntemi

Özel masaj teknikleri kullanılarak uygulanan manuel lenf drenajı yönteminde amaç şişliğin giderilmesidir. Bu tedavi yönteminin temel mantığı, ödemli bölgede bulunan lenf sıvısının, lenf nodüllerinin çalıştığı bölgelere doğru transfer edilmesidir.

Bandajlama ve Kompresyon Çorapları

Lenf sistemi etkinliğinin korunması amacıyla gerçekleştirilen bandajlama ve kompresyon çorabı uygulamalarında, kişiye özel uygulamalar oldukları için uygulanan basınç dengeli bir şekilde ayarlanabilir. Bu tedavi yöntemleri sayesinde lenf sıvısının ödemli bölgede yeniden birikmesinin önüne geçilmiş olur. Bandajlama tedavisi birincil tedavidir ve bu tedavi tamamlandıktan sonra kompresyon çorabı uygulamaları ile desteklenir. Hastalardan ölçü alındıktan sonra, kompresyon çorapları kişiye özel olarak üretilir.

Cilt Bakımı

Deride kuruma olmasının önüne geçmek için uygulanan cilt bakımında nemlendirici kremler kullanılır. Tedavi sırasında pH değer 5.5 olan kremler kullanılır.

Egzersiz Programları

Sıvı drenajının olması gerektiği gibi gerçekleşmesini sağlamak için yapılan egzersizler ile, aynı zamanda kas aktivitesinin sağlanması amaçlanır. Egzersiz programları gerçekleştirilirken genellikle bandajlar ve kompresyon çorapları kullanılır.

Lenfödem tedavisinde uygulanacak tüm yöntemlerin uzman ve alanında deneyimli hekimler tarafından doğru bir şekilde uygulanması büyük önem taşır. Doğru şekilde uygulanmayan teknikler hastalığın ilerlemesine neden olabilir. Bu yüzden tedavi sürecinin başarısını artırmak için kişiye özel tedavi programları oluşturan uzman bir hekimle çalışmanızı tavsiye ederiz!



Comments (0)

Write an answer

Your e-mail account will not be published. Required fields are marked with *

Istanbul Safe Medical

İletişim

Turkey Plastic Surgery

© Istanbul Safe Medical. Tüm hakları Saklıdır.

Randevu Oluştur

Başla BİZE MESAJ GÖNDER